YAZARLAR

Emekli Müftü Mehmet Gündoğdu

İslamda Kadına Yönelik Şiddet

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla,
Allah’a hamd, Rasulüne salat, selam olsun.

Kadına yönelik şiddeti kınama günü vesilesi ile kaleme alınmıştır.
Yapılan araştırmalar şiddet uygulayanların % 95’inden fazlasının erkek, şiddete maruz kalanların %
90’ından fazlasının kadın ve çocuk olduğunu ortaya koymaktadır.(Aile İçinde ve Toplumsal Alanda
Şiddet, s. 19, (Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu)

A-Şiddet Nedir?

Şiddet;
1. Bir hareketin, bir gücün derecesi, yeğinlik, sertlik.
2. Hız.
3. Bir hareketten doğan güç: Rüzgârın şiddeti.
4. Karşıt görüşte olanlara kaba kuvvet kullanma.
5. Kaba güç.
6. Duygu veya davranışta aşırılık: (TDK)

Terim olarak Şiddet; İnsanın zihinsel işlevlerinin ürünü olup, kızgınlık, öfke, kin, nefret, düşmanlık
duyguları ile beslenen bir tutkudur.(Özcan Köknel, Bireysel ve Toplumsal Şiddet, s. 24)

B-Şiddet sayılan davranışları

Şiddet davranışları beş grupta değerlendirilmektedir:

1-Fiziksel şiddet: Dövme, tokatlama, tekmeleme, yakma gibi eylemlerin yer aldığı şiddet türüdür.
2-Cinsel şiddet: Seksüel motivasyona bağlı şiddet türüdür.
3-Duygusal istismar: Sevgi göstermeme, aşağılama, devamlı eleştirme, kıskançlık, reddetme gibi
eylemlerin yer aldığı şiddet türüdür.
4-İhmal: Daha çok çocuklar ve yaşlıların maruz kaldığı istismar türüdür. Kişinin sosyal ve maddî
ihtiyaçlarını gidermeme, bunları sağlamada ihmal göstermektir.
5. Ekonomik istismar: Özellikle yaşlıların maruz kaldığı istismar türüdür. Kişinin parasını yönetmek,
şahsa ait paraya veya kazanç sağlanmasına izin vermemektir. (Gülseren ÜNAL, Aile İçi Şiddet, Aile ve
Toplum Dergisi, C. 2, S.8, s.86-87)

C-İslam kadına şiddeti red eder.

İslâm, barış, sulh, kardeşlik ve huzur, saadet mahlukata şevkat ve merhamet dinidir. Sadece kadına,
erkeğe, çocuğa, gence yönelik şiddet değil, insanlardan başka,hayvanlara, tabiata her alanda şiddete
karşıdır. “Yaratılanı severiz yaratandan ötürü”, prensibi esastır.
Kadına el kalkar mı? Eşler mutlu bir birlikteliği adım atarken bu soruya verecekleri cevap elbette ki
“asla” olacaktır.

Ancak geçen süreç içerisinde tozpembe hayallerin yerini şiddete uğramış, mutsuz ve yalnız kadınların
aldığını söyleyebiliriz.

İnsanların sorun çözme yöntemleri konuşmak yerine güç gösterisinde bulunarak karşısındakini
susturmak devam ettiği müddetçe, aile içerisinde şiddet devam edecek demektir.

D-Kur’an-ı Kerim'de, Kadına Şiddet

Yüce Rabbimiz; Kadına,şefkat ve rahmet ile, saygı ve sevgi ile, rıfk ile davranmayı emreder. Kaba
davranışı, zorbalığı, şiddeti yasaklar.
Nitekim;
“Ey iman edenler! Kadınlara zorla mirasçı olmanız size helal değildir. Açık bir hayasızlık yapmış
olmaları dışında, kendilerine verdiklerinizin bir kısmını onlardan geri almak için onları sıkıştırmayın.
Onlarla iyi geçinin.

Eğer onlardan hoşlanmadıysanız, olabilir ki, siz bir şeyden hoşlanmazsınız da Allah onda pek çok hayır
yaratmış olur.”(Nisa/19)
“Kadınlarınız onlar size örtüdürler. Sizde onlara örtüsünüz.”(Bakara/187)
“Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velileridir. İyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar.
Namazı dosdoğru kılar, zekâtı verirler. Allah'a ve Resûlüne itaat ederler. İşte bunlara Allah merhamet
edecektir. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.”(Tevbe/187)
Ayrıca, Kadınlar hakkında başlı başına müstakil, bir sure indirmiştir. Bu sure,”Nisa suresi”dir. (kadınlar
suresi demektir)
Hatta yüce Rabbimiz, Kocasından şiddet gören bir kadının Rasulullah’ a gelerek, “zıhar yemini” (eşini,
annesi gibi haram sayarak terketmek,boşamak) hakkında tartışan ve Allah’a şikayette bulunan bir
kadını muhatap kabul ederek mücadele suresinin ilk ayetlerinde o kadından bahsetmiştir ona yer
vermiştir.
قَدْ سَمِعَ اللّٰهُ قَوْلَ الَّت۪ي تُجَادِلُكَ ف۪ي زَوْجِهَا وَتَشْتَك۪ٓي اِلَى اللّٰهِۗ وَاللّٰهُ يَسْمَعُ تَحَاوُرَكُمَاۜ اِنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ بَص۪ير

“Allah, kocası hakkında seninle tartışan ve Allah'a şikayette bulunan kadının sözünü işitmiştir. Allah,
sizin sürdürdüğünüz konuşmayı (zaten) işitmekteydi. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir,hakkıyla
bilendir”(Mücadele /1).

E-Hadis’i Şeriflerde , Kadına Şiddet

Müslümanlar için en güzel örnek olan Hz. Peygamberin, hayatı boyunca hiçbir kadına şiddet
uygulamadığını, Hz. işe validemiz bildirmektedir.(İbn Sa’d , et-Tabakât, I, 367)

“Sizin en hayırlınız, kadınlarına iyi davrananınızdır”(et-Tirmizi, Sünen, III, 466 (Red3a,11) buyuran,
“karısına, yumuşak ve iyi davranan kişinin, iman bakımından en mükemmel olduğunu”(İbn
Hanbel,Müsned, IV, 47) vurgulayan, böylelikle kadın konusunda yeni bir anlayış ortaya koyan ve
içinde bulunduğu toplumda bir zihniyet değişikliği meydana getirmeye çalışan Hz. Peygamber, Arap
toplumunda var olan kadın dövme âdetini ortadan kaldırmaya çalışmıştır.

Hz. Peygamber’in hanımlarla olan ilişkilerinde, özellikle de aile hayatında ilgi, değer verme, adalet,
eşitlik, hoşgörü, sevgi, saygı, nezaket, güven, iffet, feragat, haklara saygı, sabır ve tahammül, empati,
îsâr ve zarafet hakim olduğu için neticede o ailede huzur, uyum ve mutluluk hakim olmuştur.
Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurur: “En hayırlınız, ailesi için hayırlı olandır. Bana gelince ben,
aileme karşı sizden en hayırlı olanınızım.” (İbn Mâce, Nikâh, 50)
Uzun süre yanlarında kalan Enes b. Mâlik, Hz. Peygamber’in aile ilişkilerini çok kısa bir şekilde şöyle
anlatır: “Aile fertlerine karşı Hz. Muhammed’den daha şefkatlisini görmedim.” (Müslim, Fedâil, 63)

Zarafet, nezaket ve yumuşaklığın öneminin anlatıldığı hadislerde şu ifadeler dikkat çekicidir:
“Allah Refiktir, bütün işlerde rıfkı sever.” (Buhârî, İstitâbe, 4) ,
“Yumuşak huydan yoksun olan, iyilikten de yoksun olur.” (Müslim, Birr, 23)

Kadının dünyanın her yerinde aşağılandığı ve bazı toplumlar tarafından insanlığının tartışıldığı bir
devirde, Hz. Peygamber kadına el kalkmayacağını bizzat yaşayarak göstermiştir.

Aile içerisinde yaşanan sorunları tatlılık ve sükûnet içerisinde çözen Hz. Peygamber, en başta
kadınlara karşı hayır ve iyilikle davranılmasını tavsiye etmiştir.

Kadına hiçbir şekilde el kalkmaması gerektiğini bizzat yaşayarak gösteren Efendimiz, “eşlerini köle gibi
dövdükten sonra onlarla aynı yatağı paylaşanları kınamıştır”.

Eşlerine, çocuklarına ve yanında çalışanlara asla el kaldırmamış, Müslümanlara hanımlarıyla iyi
geçinmeyi, onlara karşı sevgi ve şefkat göstermelerini istemiştir.

Kız olarak doğmayı bir suç olarak telâkkî eden ve bu sebeple kız çocuklarını diri diri toprağa gömen bir
toplumda kadınların durumunun nasıl olduğu tahmin edilir.

Böyle bir toplumda, kadınların insan olarak erkekle eşit şartlara sahip olduklarını söyleyen Hz.
Peygamber, hayatının tüm dönemlerinde kadınlara karşı saygı ve sevgi göstermiştir.

Aile içi şiddeti önlemenin, sevgi ve saygı temeline dayanan bir aile olmanın yolu, Hz. Peygamber’in
ailesini örnek almaktan geçiyor.

Günümüzde kadına şiddetten öte, kadın cinayetlerinin çokça yaşandığı, bir dönemde yaşıyoruz.
Teknik ve teknoloji çağında, medeniyetin sınırsız nimetlerinden alabildiğine istifade eden insanlık,
ahlaken yeniden orta çağın karanlıklara doğru sürüklendiğine şahit oluyoruz!
Kuran'a ve Rasulullah’ın diriltici soluklarına ne kadar çok ihtiyacımız olduğunu bu gün daha çok
anlıyoruz.

F-Havva’nın kızları, Adem’in çocukları!

Şiddete gören, görmeyen Havva'nın kızlarına, ve onlara şiddet uygulayan, uygulamayan Ademin
çocuklarına, ve onları yetiştiren annelere arzolunur! Vesselam.

KAYNAKLAR:
1-Ayfer Balaban, Diyanet Aylık Dergi Şubatl 2005
2-Doç. Dr. Saffet Sancaklı, Diyanet Aylık Dergi Nisan 2009
3-Lamia LEVENT , Diyanet Aylık Dergi Ocak 2009
4-Prof. Dr. Rıza Savaş, Diyanet Aylık Dergi Nisan 2009

Yorumlar

Mesajınız başarıyla eklendi. Yeni yorum yazın.

Daha eskileri yükle