YAZARLAR

Efe Halil

İslamda Çocuk Hakları Ve Ebeveynin Görevleri

Kur’ân-ı Kerîm’de, Türkçe’deki çocuk kelimesinin karşılığı olan tıfl ve sabî kelimeleri ancak birkaç âyette geçer. Fakat çocukla ilgili meseleler, diğer anlamları yanında “çocuk” mânasında da kullanılmış olan çok sayıda değişik kelime etrafında geniş bir şekilde ele alınmaktadır. Bunların başlıcaları ibn, veled (çoğulu evlâd), gulâm, sagīr, âl, yetîm … kelimeleridir.

Kur’ân-ı Kerîm, genel olarak insanların Allah’tan “kusursuz, iyi bir çocuk” talep ettiklerini bildirmektedir (el-A‘râf 7/189-190). Aynı şekilde bazı peygamberlerle salih kulların, Allah’ın kendilerine iyi bir nesil, temiz bir soy ve soylarından O’na kulluk eden milletler vermesi için dua ettikleri bilinmektedir (el-Bakara 2/128; Âl-i İmrân 3/35, 38; İbrâhîm 14/35, 40). İnsanın çocuklara duyduğu derin sevginin ondaki fıtrî duygulardan biri olduğunu açıklayan Kur’ân-ı Kerîm (Âl-i İmrân 3/14), bu eğilimi son derece tabii karşılayarak bütün müslümanların dualarında Allah’tan, kendilerine göz nuru olacak eşler ve çocuklar vermesini niyaz etmelerini ister (el-Furkān 25/74). Böylece insandaki neslini devam ettirme arzusu, İslâm’ın çizdiği sınırlar içerisinde kişinin kendisine ve bütün insanlığa faydalı olacak bir faaliyete kaynaklık yapar. Hz. Peygamber’in, “Evlenin, çocuk sahibi olun; ben kıyamet gününde ümmetimin çokluğu ile iftihar edeceğim” (Müsned, II, 72) meâlindeki hadisi de nesli koruyup geliştirmeye katkıda bulunmanın gerekliliğini vurgulamaktadır.

Nitekim ana baba ile çocuk arasındaki ilişkiler hem ahlâkî hem de hukukî yönden belli esaslara bağlanmıştır. Buna göre çocuğun varlığı ciddiye alınmalı, iyi bir insan ve samimi bir müslüman olarak yetişmesi için her türlü gayret ve fedakârlık gösterilmelidir. Çocuğun dünya ve âhiret mutluluğunu gözetmek, onu dünyaya getiren insanların önemle üzerinde durmaları gereken bir konudur. İslâmiyet bu hususta birinci derecede babayı sorumlu tutar. “Ey iman edenler! Kendinizi ve çoluk çocuğunuzu, yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem ateşinden koruyun” (et-Tahrîm 66/6) meâlindeki âyeti yorumlayan müfessirler, çocukların ve diğer aile fertlerinin gözetiminden ve terbiyesinden aile reisi olan babanın birinci derece sorumlu olduğu konusunda ortak görüş belirtirler (bk. Râzî, XXX, 46). Hz. Peygamber de, “Hepiniz çobansınız ve hepiniz güttüklerinizden sorumlusunuz” (Müslim, “İmâre”, 20) meâlindeki hadisinde aynı şekilde babanın büyük sorumluluğuna dikkat çeker. Anne de bu sorumluluğa ortaktır; ailenin iç düzeniyle birlikte çocukların bakımı ve yetiştirilmesi onun sorumluluk alanına girmektedir(Buhari, Rikak)

Dünyaya geldiği ilk günden itibaren çocuk için yapılması gereken en önemli vazife; onu sağlıklı, ahlaklı ve dindar yetiştirmektir.Çocuğun doğumunu takip eden ilk günden itibaren Hz. Peygamber’in sünneti çerçevesinde çocuklarla ilgili ebeveynin takip etmesi istenen başlıca uygulamalar şunlardır.

  1. Tahnîk. Yeni doğan bebeğin, henüz ana sütünü tatmadan önce hurma, bal vb. tatlı bir besin ezilerek bununla damağının oğulması işlemidir .Bu işlem ehil kişiler tarafından çocuğa zarar verilmeden yapılmalıdır.(Müslim, “Taharet”,101)

  2. Kulağına ezan okuma. Bebeğin sağ kulağına ezan, sol kulağına da kamet okunur.Bunu o çevrede salih bir kişi yapabileceği gibi ev halkından(baba, dede v.b) biri de yapabilir.Hz. Peygamber(sav) torunu Hz.Hasan doğduğunda kulağına ezan okumuş ve ismini “Hasan”koymuştur.(Ebu Davud, “Edeb”, 108)

  3. Güzel Ad koyma. Hz. Peygamber(sav) Bir hadisinde, “Siz kıyamet gününde kendi isimleriniz ve babalarınızın isimleriyle çağrılacaksınız, öyleyse güzel isimler seçin” buyurur.(Buhari, “Akika”, 1)
    -Doğumun ilk gününde veya en geç yedinci güne kadar çocuğa bir isim verilir.İsim verirken anlamının güzel olmasına dikkat edilir.İsim koymada aile büyüklerinin görüşü de alınarak anne babanın beraber karar vermeleri en güzeldir.İhtilaflı durumlarda yetki babanındır, ismi o koyar.
    -Yine Hz. Peygamber, Allah’a kulluğu ifade eden Abdullah ve Abdurrahman gibi isimlerin Cenâb-ı Hakk’ı memnun edeceğini söylemiş, çocuklara peygamber adlarının verilmesini tavsiye etmiş ve kendi adının da -künyesiyle birlikte olmamak şartıyla- alınabileceğini ifade buyurmuştur.
    -Türkler Hz. Peygamber’e karşı duydukları derin hürmet ve sevgi sebebiyle, onun adını aynen almayı bir nevi saygısızlık kabul etmişler ve Muhammed adını aynı manaya gelen Mehmed şeklinde söylemeyi uygun görmüşlerdir.
    -Allah’tan başkasına kulluk mânası taşıyan isimleri ad olarak koymak haram sayılmıştır.
    -Hz. Peygamber, putperestliği andıran ve İslâm âdâbına uymayan adların değiştirilmesini tavsiye etmiş, kendisi de “isyankâr” anlamına gelen Âsıye adındaki bir kızın ismini Cemîle, “elem, keder” anlamına gelen Hazn adlı bir sahâbînin adını da Münzir olarak değiştirmiştir.
    -Ayrıca Tâhâ, Yâsin gibi bazı sûrelerin başında bulunan harfleri isim olarak kullanma da hoş karşılanmamıştır(mekruh). Haram ve mekruh sayılan adların dışında kalan isimler mubah(kullanılmasında herhangi bir sınırlama yoktur) sayılır.

  4. Akîka Kurbanı. Doğumun yedinci günü yahut daha sonraki günlerde şartlarına göre hem kız hem de erkek çocuklar için kurban kesilerek ikram edilir (bu kurbanı imkanı olanlar keserse iyi olur; imkanı olmayanlar kesmeyebilir, hiç kesilmese de sorumluluk yoktur).

  5. Sünnet (hıtân). Çocuğun doğumunun ilk gününden en geç bulûğ yaşına kadar yapılabileceği kabul edilmiştir.Bu işlem uzmanlarca çocuğun sağlığı, fiziki durumu da dikkate alınarak en uygun bir zamanda yapılır.Sünnetle beraber imkanı olanların özellikle yakınlara ziyafet vermesi müstehaptır ( güzel görülmüştür).

  6. Saçını tıraş etme. Doğumun yedinci günü çocuğun saçı tıraş edilir ve bunun ağırlığınca imkanı olanlar gümüş ya da altın tutarında sadaka verirler, imkanı olmayanların bir şey vermesine gerek yoktur.

7.Kur’ân-ı Kerîm, annenin çocuğunu “tam iki yıl” süreyle emzirmesini tavsiye buyurur (el-Bakara 2/233; Lokmân 31/4), bu ayet çocuğun beden yapısının teşekkülünde anne sütünün önemini ortaya koyar.

-Nitekim en son tıbbî tesbitler de çocuğun beden ve ruh sağlığı hususunda anne sütünün yerini başka hiçbir gıdanın ve anne kucağının yerini başka hiçbir ortamın tutamayacağını göstermiştir.

  1. İyi terbiye. Bir hadiste, güzel isim ve iyi terbiye, çocuğun babası üzerindeki hakları arasında zikredilir. Çocuğun anne şefkatine ve sevgisine en çok muhtaç olduğu çağ, “temyiz yaşı” denilen yedi yaşına kadarki devredir.Bu yaş aralığında özellikle anne, çocuğun her türlü ihtiyacını bir sanat edasıyla gidermeye çalışır(özenli davranır).Hz.Peygamber(sav) çocuklarına düşkün olan kadınları övmüş ve her vesileyle onları çocuklarına karşı sevgi ve şefkatle davranmaya teşvik etmiştir.Resûl-i Ekrem’in, “Kimin çocuğu varsa onunla çocuklaşsın” diyerek çocuğu ciddiye alıp seviyesine inmeyi ve problemlerini dinleyerek onları yönlendirmeyi, eğitmeyi öğütlemiştir.

9-Ebeveyn(anne-baba) çocuğa küçük yaşlarında cinsiyet durumuna göre giyinmeyi özendirmelidir(erkeklerde pantolon, kızlarda etek vb. gibi).

10-Okul öncesi eğitim döneminde çocuğa Kur’an-ı Kerim öğretilmeli, temyiz(7 yaş) yaşına geldiğinde namaza alıştırılmalıdırlar.

11-Çocuğun kabiliyetleri küçük yaşlarda test edilmeli, gizil(kabiliyetleri) güçleri dikkate alınarak eğitilmeli, hüner sahibi yapılmalıdır.

12-İlkokul çağlarından itibaren erdemli davranışlar ve bu davranışları sergileyen başta peygamberler olmak üzere mümtaz(seçkin) şahsiyetler hayatlarıyla beraber öğretilmelidir.

13-Diğer yandan çocuğun yatma, kalkma dinlenme gibi tabi ihtiyaçları fıtratının gereği belirli bir disiplin (saatli)içerisinde olmalı, yuvadaki temizlik, tertip ve düzenin sağlanarak çocuğa Allah’u Teala tarafından verilen bu kabiliyetlerin gelişmesine katkı sağlamalarını salık ederler

Hasılı, çocuğun en mükemmel şekilde yetişmesi, ihtiyaç duyduğu bütün insanî ve ahlâkî faziletleri, sosyal kural ve davranışları, dinî inanç ve değerleri öğrenmesi ve yaşaması, ruh ve beden bakımından sağlıklı, bilgili ve faziletli, ayrıca sanat ve hüner sahibi olabilmesi için ana babanın bütün imkânlarını kullanarak gayret sarfetmeleri gerekir.

Not:Bu yazı TDV İslam Ansiklopedisi temel alınarak hazırlanmıştır.

Yorumlar

Mesajınız başarıyla eklendi. Yeni yorum yazın.

Daha eskileri yükle