YAZARLAR

E. Ekrem ATA

İmam Ebû Hanife ve Mezhebi (2)

İmam Ebû Hanife

Bir önceki yazımızda ehli sünneti kısaca ta'rif, tasnif ve tanımlamaya çalıştık. Bu yazımızda ise ehli sünnetin amelde ilk ve en çok mensubu olan mezhebinin ilk âlimi ve öncüsü olan ve hanefi mezhebi kendi adıyla anılan Ebû Hanife hazretlerinin kronolojik hayatını kısaca yazmaya çalışacağız.

Ebû Hanife Numan B. Sabit. H.80 senesinde babası da dedesi de Müslüman olmuş bir ailede doğdu. Aile ipek ticareti ile meşgüldü ve durumları iyi idi. İmam-ı azam da önceleri ticaretle uğraşırken daha sonraları meşhur hadisçi Eş-Şa'bi'nin yönlendirmesiyle ilme yönelmişti.

Ebu Hanife zamanın ilim merkezi Kûfe’de yetişip, ilim merkezlerinden fıkıh halkalarında ders almaya yönelmiş, hocası Hammad'dan ders tahsil etmişti. On sekiz sene süre ile Hammad’dan ders okumuş, Hocası 120 yaşında vefat ettiğinde Ebu Hanife 40 yaşında ve hala onun talebesi olarak davranıyor , bir üstünlük emaresi sergilemiyordu. 

Ebu Hanife başka alimlerden de ilim tahsil etmişti. Kuran-ı Kerimi Kûfe'li Asım’dan, Kuran fıkhı İlmini Abdullah b. Rebah’tan , Hz. Ömer Ve Abdullah b. Ömer’in ilmini Nafi’den tahsil etmiştir.

Hemen her sene hacca gitmiş  ( 55 kez) ve Emevi muhalefeti sebebi ile altı senesini hicaz da geçirmişti. Bazı sahabelerle bizzat görüştüğü için  o'nu tabiinden sayanlar da vardır. Aynı zamanda tabiin büyüklerinin pek çoğu ile görüşüp onlardan ilim almıştır. Ayrıca şia dünyasının ileri gelenleri ile görüşüp zeyd. B. Zeynelabidin’e iki yıl öğrencilik yapmıştır. Küfe ve Irak dışında Medine ve Mekke alimlerinden de istifade ederek çok yönlü bir alim olmuştur.

Ebu Hanife Rey ekolüne sahipti. Bu ekolün zaman içinde mezhepleşmesi ve Müslümanların hukuk ihtiyacını asırlar boyu karşılar hale gelmesinin en büyük mimarı idi.

Hayatının çoğu, zincirin kendinden  önceki halkalarınca ortaya konulmuş olan fıkhi birikimi tedvin, tasnif ve temellendirme ile geçmiştir. Hür düşünceli müstakil bir kişiliği vardı. Her kanunun ve konunun eleştirel bir şeklide ele alınması gerektiğine inanırdı.

Ebu Hanife ve rey okulunun özelliği, kıyası belli bir sistem ve kurala bağlayarak,onu henüz olmamış olaylara bağlatmak ve çözüm üretmek şeklinde ortaya çıkmış ve bu yüzden “rey” ile özdeşleşmiştir.

İmam-ı Azam Ebu Hanife, kaynak anlayışı ve usulünü şöyle ifade ederdi.(meşhur Muaz b. Cebel hadisinde olduğu gibi) “Allah’ın kitabındakini alır kabul ederim. Onda bulamazsam Hz. Peygamberin mutemet alimlerce bilinen ve meşhur olan sünneti ile amel ederim. Onda da bulamazsam ashabından dilediğim kimsenin reyini alırım. Fakat iş İbrahim, Şabi, el-hasan, Atâ gibi zevatın görüşlerine gelince bir ilim adamı olarak bende onlar gibi  içtihat ederim.”

Ebu Hanife’nin en önemli özelliklerinden biri, kıyasın sonuç vermediği konularda dinin ruhundaki kolaylık esasına dayanan, yaygın ihtiyaçları hesaba katan , örf adet ve teamülleri dikkate alan “İstihsan” prensibine başvurmasıdır.

İmam-ı Azam Ebu Hanife aynı zamanda mezhebin itikattaki öncüsüdür. Daha sonra Türk âlimi Maturidi onun düşüncelerini sistemleştirmiş ve Maturidilik mezhebini tesis etmiştir. Hanefi mezhebinde olanlar itikad’da Maturidi mezhebindendir.

İmam-ı Azam Emeviler Dönemindeki muhalefetinden dolayı altı yıl Mekke’de kaldıktan sonra Abbasi döneminde de fikir ayrılıkları baş göstermiş, Halife Mansur onun muhalefetini kırmak için yeni kurulmakta olan Bağdat’ta baş kadı olmasını teklif etmiş ve onu denemişti. Bu teklifin kabulü iktidarın onaylanması anlamına geleceği için Ebu Hanife bu teklifi kabul etmedi.  Bu red cezalandırılması için bahane oldu. Halife Ebu Hanife’yi hapsettirdi ve dövdürdü. İmam-ı Azam Ebu Hanife hapiste iken vefat etti. Aynı anlayış tarafından Zehirlenmiş olabileceği de söylenmektedir.

İktidarın güç ve baskısına karşı ilmin vakarını korumuş ve şehadet mertebesine ermiştir. Namazına binlerce insan iştirak etmiş ve naaşı Bağdat’a defnedilmiştir.

İmam-ı Azamın en büyük talebesi imam Ebu Yusuf ve asıl görüşlerini nakleden talebesi İmam Muhammed b. El- hasen eş Şeybanidir.

İmam Ebu Hanife’ye isnad edilen bazı eserler şunlardır: el-fıkhul Ekber, el-fıkhul ebsat, el Vasiyye, Osman el Betti’ye Risale-i el Vasiyye (oğlu Hammad’a)

Hanefi mezhebi tarih boyunca Türk hükümdarlarının resmi mezhebi olmuş ve geniş bir coğrafyada yayılmıştır. Ülkemizde de halkın büyük çoğunluğu Hanefi mezhebindendir.

Yorumlar

Mesajınız başarıyla eklendi. Yeni yorum yazın.

Daha eskileri yükle