YAZARLAR

E. Ekrem ATA

Ahmet B. Hanbel Ve Hanbeli Mezhebi(5)

İmam Ahmed B. Hanbel ( 164-241 / 780-855)  Hicri 164 yılında Bağdat’ta dünyaya geldi. Babası küçük yaşta vefat etmesinden dolayı onun bütün yükünü annesi Safiyye binti Meymûne çekmek zorunda kaldı.
imam Şafiinin öğrencisidir. Büyük bir hadis alimidir. Onu müstakil bir mezhep kurucusu olarak görmeyenlerde vardır.

Ahmed bin Hanbel Hazretleri daha küçük yaşta iken Kur’an’ı ezberlemiştir. Zamanın ilim merkezi olan Bağdat’ta dünyaya gelmesi hasebiyle daha küçük yaşta kendisini ilim adamlarının içinde buluvermiştir. Kur’an’ı ezberledikten sonra sırasıyla Arapça’yı (dil kurallarına göre), Hadis’i ve Fıkıh’ı öğrenmiştir.           Ahmed bin Hanbel Hazretleri ilk dersini İmam-ı Azam Hazretlerinin talebesi olan Ebu Yusuf’tan almıştır. Ebu Yusuf’tan fıkıh ve hadis dersi almıştır. İbni Hanbel ilimde çok yüksek bir yere sahip idi. Hadiste yüksek bir yere sahip olan İbni Hanbel Hazretleri hadisleri ezberlemekle kalmıyor zihnine daha iyi nakşetmek için yazıyordu. İlerleyen yıllarda Mekke ve Bağdat’ta İmam-ı Şafii ile görüşmüş ve ondan fıkıhta istinbat yoluyla fıkhi hükümlerin nasıl çıkarılacağını öğrenmişti. İbni Hanbel Hazretleri ilim için bütün İslam dünyasını dolaşır ve seyahatleri boyunca kitaplarını sırtında taşırdı. Kendisine bu durum ne zamana kadar devam edecek diye sorulduğu zaman o, “hokka ve kalem ile kabre kadar” derdi.

Ahmed bin Hanbel Hazretleri Abbasi devleti zamanında yaşamış bir İslâm büyüğüdür. Devrinin Abbasi halifesi mâbeyn-i hümâyuna mutezile düşüncesine sahip ilim adamlarını getirmiştir. Devrin halifeleri mutezili düşünceye sadece kendileri bağlı kalmayıp aynı zamanda önde gelen ehl-i sünnet ulemasına da kendi fikirlerini kabul ettirmek istiyorlardı. Halife Memun, İbni Hanbel Hazretlerine Kur’an’ın mahluk olduğunu (halk’ul- Kur’an) kabul ettirmek istemiş, İbni Hanbel de kabul etmeyince kendisini hapse attırmıştır. Öyle ki İbni Hanbel Hazretleri hapiste aldığı yaralar nedeniyle şehid olmuştur.

İbni Hanbel Hazretleri hassas bir dini hayat yaşamıştı. Halk’ul-Kur’an tartışmasına son veren Halife Mütevekkil bazen kendisine hediyeler gönderiyor fakat o hassasiyetinden dolayı gelen hediyeleri fakirlere dağıtıyordu.

O’na göre esas kabul edilmesi gereken kaynaklar arasında kitap ve sünnet ilk sırayı alır; fakat o , uydurma olduğu sabit değilse sahih olmasa da hadis rivayetlerini kıyas ve reye tercih eder. Sahabe kavlini kabul eder, kıyası zaruret halinde uygular. Bununla beraber ıstıshâb delilini çokça kullanır.

Istıshâb; bir şeyin bulunduğu hal üzerine kalma ilkesidir. Haram kılıcı bir delil olmadıkça eşyanın mübah olması, beraet-i zimmetin yani kişinin ispatlanmadıkça suçsuz, borçsuz olmasının asıl olması bu ilkenin sonucudur.

Ebul-Kâsım hırakînin el-Muhtasari bu mezhebin ilk ve en önemli fıkıh kitabıdır.  Ve ibn-i Kudâme tarafından el- muğni adıyla şerh edilmiştir.

İbn-i Teymiyye ve talebesi İbni-i Kayyim bu mezhebin müntesiplerindendir. Günümüzde Suudi Arabistan’ın resmi mezhebi Vahâbilik ve selefilik diye meşhur olan anlayışta bu mezhebin sert bir yorumundan ibarettir.

Yorumlar

Mesajınız başarıyla eklendi. Yeni yorum yazın.

Daha eskileri yükle