Son DakikaGÜNCEL - İletişim Bilgilerimiz Güncellendi

YAZARLAR

ATA DURAN

İmtihan İnanan İnsanın Sadakat Testi Mi?

Bu önemli konuya bir kaç ayetin mealini vererek giriş yapmak istiyorum;

İnsanlar biz iman ettik demekle bırakılacaklarını mı sanıyorlar?(1) İnsanlar sandılar mı ki biz iman ettik diyecekler, sonra fitnelere, sıkıntılara uğramadan öylece bırakılacaklar. Bu olanaklı değil. Allah (c.c.) müminleri öylece bulundukları hal üzerinde bırakıp, habis olanı tayyib olandan ayırtetmeyecek mi?(2) Sizden önce gelenlerin başına gelenler size de gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız?(3)

İnanan insanlar için imtihanın hayatın heran ve kademesinde olduğunu yüce beyan Kuran çeşitli ayetlerde ifade etmektedir.(4) İmtihan iki türlü olmakta. Birincisi dünyanın cazibedar güzellikleri insanı bazen makamla bazen madde ile bazende karşı cinsle kendine çekip bağlamakta. Ikincisi de insan ağır bela, musibet ve hastalıklara maruz kalarak imtihan olmaktadır. Ama her iki imtihanda insanı bir kabz haline alıp daraltmakta ve hayatını zorlaştırmaktadır. Daralan ve bunalan insan isyan ve günahta israr, sınır tanımayan bir varlık haline gelebilmektedir.

İnsan içine girdiği bu girdaptan ilahi bir inayet olmadan çoğu zaman çıkamamakta, iradesinin dünya ile tam bir senkronizasyona geçip ilahi değerleri önceleyemez hale gelmesi ile de hep dünyevileşen bir varlık haline gelivermektedir.

Doğru ve yanlışlarda kıstas ilahi beyan olamayıp, insan yüce yaratıcının yön vermesinden çıkınca, haram helal, doğru yanlış sınırı ortadan kalkmakta ve dün doğru deyip uğruna adeta can verebileceklerini rahatlıkla bu gün yok kabul edebilmektedir. Beşerin şaşabilmesi mukadderdir ama onun sahip olduğu irade ilahi hitapla senkronize olunca dönüp doğruyu bulabilecek donanımda yaratılmıştır. Hz. Yusuf'un Zeliha'ya(5) dokunmamasından, Habibi Neccara(6) , ordan daha nice salih ve saliha insana hepsi ilahi iradeye sığınıp ona tabi olunca korunup kollanmışlardır.

İnsanın ufak ufak yapıp zamanla kabullenip içselleştirdiği ihmal ve hataları onulmaz yaralar ve değerlerinden uzaklaşmalar oluşturmaktadır. Her bir günahın tesir edip tahrip ettiği bir yer var insanın kalp ve ruh yapısında. Büyük üstad Bedüzzaman, günahlar beyaz bir zemine düşen kara bir leke gibi hemen temizlenmez ve arakasından yenileri gelirse kalp ve ruh kararır, duygular hassasiyetini yitirir ve günahta israr insanı küfre götürür der.(7)

İnsan sadece bu zamanda nefsini zorlayan imtihanlara maruz kalmıyor. Her devrin ve şartın imtihanı kendi zaman ve zeminine göre ağır olmuştur. Her hangi bir peygamberin neşet ettiği zamanda olup onu tanıyıp inkıyat etmek bir bahtiyarlık iken, o asırda yaşayıp ona inkıyat etmeme de ağır bir imtihan ve kötü bir kaybediştir.

İmtihan olan kişiler benim imtihanım en ağırı dememeli, belki benim imtihanım takatimi zorladı veya zorluyor deyip sabır ve tahammul yolları aramalı. Aklı doğru kullanıp salih daireler oluşturarak korunaklı seralar içinde kalmaya çalışmalı. Bu seralar, bazen salih bir dost topluluğu, bazen salih bir belde veya mekan, bazen de salih bir eşle olabilir. Iradenin sağlıklı olduğu zamanlarda zor günlere çözümler hazırlanmalı. İnsan, iradesinin sınırlarını zorlayacak imtihan ve musibet zamanlarında bu seralara sığınabilmeli veya bu seralar tarafından murakabe ve ikazlarla korunmaya alınmalıdır.

1.Ankebut, 29/2.
2. Al-i İmran, 3/179.
3. Bakara suresi,2/155.
4. Bakara suresi, 2/155.
5. Yusuf suresi,12/24,25,26.
6. Yasin suresi, 36/20,21,22.
7. Lemalar, ikinci lema.

Yorumlar

Mesajınız başarıyla eklendi. Yeni yorum yazın.

Daha eskileri yükle