YAZARLAR

ATA DURAN

İhvan ve derin siyaset…

İhvan, cemaatlerin siyasetle imtihanına iyi bir örnek olabilir. İslam aleminin en eski İslami oluşumlarından, en organize ve felsefesi en güçlü olanlardan, tüm Arap dünyasında ve onlarca ülkede yaklaşık olarak aynı şekilde yapılanmış bir hareket. Yakın tarih için Mursi(d.1951-),[1] öncesi ve sonrası diye, genelde tüm dünyada ama özelde hareketin başlama yeri olan Mısır’da adeta iki döneme ayrılmış ve savrulmuş durumdalar.

Sevre olmasa ve siyasetle içli dışlı halleri Hüsnü Mübarek döneminde olduğu gibi sadece milletvekili olmak seviyesinde kalsa idi belki bu kadar büyük hasar görmeyeceklerdi. Ama Arap baharı denen hareketlilik başlayınca, herkes gibi İhvan da şaşkınlık yaşadı. Önce başkanlık seçimlerinde aday olmayacaklarını açıkladılar ki, aradan yıllar geçipte bakınca isabetli olan hareket buymuş. Kimilerine göre gelenekçilerin, yıllarca bekledik ve çekmediğimiz eza, cefa kalmadı, gün bu gündür deyip, ısrar etmeleri neticesinde, önce Muhammed Şatır, onun başkanlık için adaylığa kabulü Mısır’da sözde kanunlara takılınca Mursi ile siyasetin ateşine dalmış veya daldırılmış ve bugün izahı olmayan bir bataklığa gönüllü talip olmuş oldular. Kimler o “eski tüfek” siyasal İslamcıları ikna etti ve yılların emeği, gariban halkın fakir çocukları Rabia ve arkasından gelen olaylarla önce sokağa sonrada hapislere taşındılar­?

Şimdi Yılların ızdarabını telafi etmek için siyaset ve başkanlık diyenler, Mursi ve emsali birkaç kişinin haricinde ya yurt dışındalar ya da kaldıkları yerden hayatlarına devam ediyorlar. Hareketin tabanından hapse kaç kişi girdi kimler öldü net sayısı bile belli olmayan ikinci bir Hama[2] katliamı yaşandı. Mısır’ın kaybettiği, İsrail’in ve emsali birçok bölgedeki aktörün kazandığı bir sonuç ortaya çıktı.

Dine hizmet metotları arasında siyaseti tercih eden İhvan hareketi hem kendi içinde hem de dışındaki dünyada imtihanları kazanamadı. Mısır’ın iç dinamikleri bir İslami cemaatin ülkeyi idare etmesine evet demedi ve orantısız bir siyaset, asker ve polisiye güçle ihvanı yok etme mücadelesi verdi. Kraliyeti deviren dinamikler ülkeyi bir cemaate yedirmeyiz dediler. İhvan çok iştahla girip kazandığı seçimin akabinde tarihinin belki de en büyük darbesini yiyerek, madden ve fikren mahkûm olarak sahneden çekildi.

Adeta seçime girmeyi kabullenerek veya ikna edilerek daha ilk raunttan, siyasetin bir ütme sanatı olduğunu anlayamayarak macerayı ve kazanımlarını kaybetti. Bugün o yenilgi üzerine yaptığı her hareket yeni bir dünyevi yıkım getiriyor ama tüm dış dostları(!) tarafından terkedilen ihvan hareketi çaresiz ilahi inayeti intizar ediyor.

Duamız inayetin liyakate bakılmadan ihsan edilmesi, yoksa daha çok beklemek zorunda kalacaklar.

Yorumlar

Mesajınız başarıyla eklendi. Yeni yorum yazın.

Daha eskileri yükle