YAZARLAR

Arif ASLAN

Hesaplaşmak

Gündelik hayatta sık sık kullanılan, bilinç altına yerleşmiş hesaplaşmak; daha çok asli manasında farklı kullanılmaktadır.

Beşeri münasebetlerde ortaya çıkan anlaşmazlıkların giderilmesi, alacak verecek hususların hakkaniyetle yapılması için taraftarların ihkak-ı hakkta bulunması; fikri ayrılıklarında da isbatı rey yapılmasıdır. Günümüzde ise hesaplaşmak; intikam duygusuyla karşı tarafın canını yakma, hesabını görme, defterini dürme, haddini bildirme gibi manaları ihtiva etmektedir.

Örneğin; işten atılanın patronuyla,

Yolu kesilenin eşkıyayla,

Geçimsiz eşlerin birbirleriyle,

Görevinden uzaklaştırılanın amiriyle,

Mahkemede hakkını alamayanın hakimle.. hesaplaşmak ister..

Hangi sebeple olursa olsun dünyada maddi ve manevi zarara uğrayan ferdler, kendilerini zarara uğratan kişi ve kurumlarla hesaplaşmak ister. Başta bu hesaplaşmak duygusu musbet/masum (hak arayışı) olarak görünse de istenmeyen yeni davranışlara sebep olduğunda menfi ve negatiftir. Çünkü hesaplaşmak adaletsizliğin neticesidir. İnsan hak ararken haksızlık yapabilir. ‘’ bir topluluğa karşı duyduğunuz kın sizi adaletten saptırmasın, adil davranın…((maide 8)’’  ilahi beyanda adaletin önemini ifade ettiği gibi  kin/nefret  halinde adaleti gözetememe  zaafına da dikkat çekiyor.. Bu negatif hesaplaşma duygusu fazla olduğunda, kişi ve toplumda bir takım sorun ve rahatsızlıklara yol açabilir. Bunlardan bazıları;

Aşırı stresle akli ve bedeni mekanizmanın bozulması,

Ruhsal ve sinirsel gibi birtakım hastalıklara baş göstermesi,

Sağlıklı düşünmeme,

İş verimsizliği,

Aile içi ilişkilerin zedelenmesi, gelişim ve ergen dönemindeki çocukların problemli yetişmesi,

Toplumun bir çok alanında kutuplaşmalar  olur,, sendikalaşmalar..partileşmeler, yani fanatizm ve ideolojiler çoğalır.

En önemlisi kişin kulluk vazifesine halel getirecek, ibadetlerini ihmal edecek asli vazifesindeki öncelikleri ehemmiyetsiz şeylerle yer değiştirmiş olması.

İnsanın fıtratında var olan hesaplaşma duygusu da diğer duygular gibi dünya ve ahiret saadeti için verilmiş, buda  musbet duyguların inkişaf ettirilmesi ve kullanılması ile menfi duyguların da kontrol edilmesi ve yerinde kullanılması ie mümkündür..

Netice olarak duygu düşüncesine, gücü kuvvetine, san şöhretine, makam mansıbına, evladu iyaline güvenip menfaatini düşünen, geleceğini garanti altına almak isteyenler; Hz Muhammed (sav) 'in Uhut savaşında dönerken ‘’ küçük cihattan büyük cihatta dönüyoruz’’ nefisle mücadele nefisle hesaplaşma tarihi sözüyle kişilerin öncelikle ne ile hesaplaşmalı gerçeğini tayin ediyor. Yarın, hesap gününde bu gerçekle karşı karşıya kaldığımızda keşke! Sadece nefsimizle hesaplaşsaydık; adaletten,hakktan,hakikatten sapmasaydık dememek için şimdiden nefsimizle hesaplaşalım..

Yorumlar

Mesajınız başarıyla eklendi. Yeni yorum yazın.

Daha eskileri yükle