YAZARLAR

Ahmet KARATAŞ

Şiddet Uygulayanın Evlenmesi Haramdır

İslâm Uleması evliliğin hükmü ile ilgili olarak farklı görüşler ileri sürmüşlerdir. Bazıları evliliğin mübah olduğunu, bazıları sünnet olduğunu, bazıları ise farz olduğunu savunmuşlardır.

Biz bu yazımızda Hanefi Mezhebi'nde tercih edilen görüşü esas alarak evliliğin hükmünün üzerinde durmaya çalışacağız. Ulema evliliğin hükmü ile ilgili olarak üç temel kriteri göz önünde bulundurmaktadır.

Bunlar;

1-Mali Şartlar: Nafaka ve Mehir'i kapsamaktadır. Erkek eşinin maruf ölçüsünde yani insanlık onuruna yakışır bir şekilde, yiyecek, içecek, giyecek ve barınmaktan oluşan nafakasını temin etmekle mükelleftir. Ayrıca, erkeğin nikah esnasında belirlenecek mehiri de kadına vermek mecburiyeti vardır.

2- Ahlaki Şartlar: Eşlerin gerek asabi olma gerekse sahip oldukları bir kısım kötü alışkanlıklar sebebiyle birbirlerine eziyet etmemeleri gerekmektedir.

3- Cismani Şartlar: Eşlerin evlenmemeleri durumunda zinaya düşüp düşmeme durumunun göz önünde bulundurulduğu bir şarttır.

Şimdi de bu üç temel kriter açısından evliliğin hükmünün üzerinde durmaya çalışacağım:

1 -* FARZ EVLİLİK* : Mali olarak evleneceği kadının mehir ve nafakasını temin edebilecek durumda olan aynı zamanda hanımına eziyet etmeme konusunda kendilerinden emin olunan kişiler, evlenmedikleri takdirde eğer zinaya düşmeleri kesinse bu durumda bunların evlenmeleri farzdır.

2 - VACİB EVLİLİK : Aynı şekilde mali olarak evleneceği kadının mehir ve nafakasını temin edebilecek durumda olup aynı zamanda hanımına eziyet etmemek konusunda kendilerinden emin olunan kişiler evlenmedikleri taktirde eğer zinaya düşme ihtimalleri varsa ama kesin değilse durumda bunların evlenmeleri vaciptir.

3 - MÜBAH EVLİLİK : Yine mali olarak evleneceği kadının mehir ve nafakasını temin edebilecek durumda olan aynı zamanda hanımına eziyet etmemek konusunda kendisinden emin olunan kişiler evlenmedikleri takdirde bekarlıkları uzun sürse bile zinaya düşmeyecekleri konusunda kendinden emin iseler böyle kişilerin evlenmeleri mübah görülmüştür. Bazı âlimlere göre böyle kişilerin evlenmeleri sünnettir.

4 - HARAM EVLİLİK : Bu kriterler çerçevesinde evleneceği kişiye eziyet edeceği kesin olan insanların evlenmeleri haram olarak görülmüştür. Eşine eziyet etme durumu asabi olma hali ile kötü alışkanlıklara sahip olma hali arasında bir fark yoktur. Burada evlenecek olan kişinin evlenmediği taktirde zinaya düşme ihtimali kesin olsa bile hüküm yine aynıdır. Çünkü fıkıhta şöyle bir genel kaide vardır; "haram bir başka haramı helal hale getirmez." Eşlerden birinin zinaya düşme ihtimali kesin olsa bile eğer eşine eziyet edeceği kesinse bu insanın evlenmesi haram olur. Çünkü kişinin eşine eziyet etmesi de haramdır. Zina haramı kadına eziyet haramını helal hale getirmez. Çünkü kadına eziyet etme kul hakkıdır. Allah Şehidten dahi kul hakkını affetmez. Zina ise Allah hakkıdır. Allah hakkı saygıda önde, ama riayet etme konusunda ise kul hakkı önceliklidir.

5 - MEKRUH EVLİLİK : Evleneceği kadının mehir ve nafakasını temin edebilecek durumda olan cismani olarakta zinaya düşme ihtimali hususunda kendinden emin olan fakat ahlaki olarak hanımına kötü davranma ihtimali bulunan kişilerin evlenmesi ise mekruh görülmüştür.

Fıtraten sinirli olan insanlar ile alkol ve kumar gibi bir kısım kötü alışkanlıklara sahip olan kişilerin evlendikleri taktirde eşlerine eziyet etme ihtimalleri her zaman bulunmaktadır. Onun için bu tür alışkanlıklara sahip olan kişilerin evlenmeleri fıkhi açıdan mekruhtur.

Anne ve babalar kızlarını evlendirirken damat adayının sahip olduğu meslekten önce dini yönünü ahlaki durumunu araştırmaları bu evliliğin selameti açısından çok önemlidir. Allah Rasulü (sav) eşlerin mutluluğu için bunu tavsiye etmektedir. Yoksa onlarda böyle bir haram veya mekruhun işlenmesine dolayısıyla kazanacakları günahlara ortak olacaklardır.

Kanaatimce evlilik aşamasında bu kriterler göz önünde bulundurulduğu takdirde kadına şiddet olaylarının önüne büyük ölçüde geçilecektir.

Yorumlar

Mesajınız başarıyla eklendi. Yeni yorum yazın.

Daha eskileri yükle