YAZARLAR

Ahmet KARATAŞ

Resûlullah (sav) iftar yaparken

İftar Açarken Acele Etme
Allâh Rasûlü sallallâhu aleyhi ve sellem iftarını açarken acele ederdi. Güneş batar batmaz yaptığı ilk iş orucunu açmak olurdu. Önce orucunu açar sonra da akşam namazını kılardı. Her konuda onu rehber edinen sahabiler oruçlarını açarken de onun sünnetini yaşıyor bize de, sünnetine uymada ne kadar hassas olunması gerektiğini hatırlatmış oluyorlardı.

Ebû Derda radiyallâhu anh O'nun güneş batmaya yakın yüksek bir yere sahabilerden birini gönderdiğini güneşin battığını haber verdiği zamanda hemen orucunu açtığını haber vermektedir. Hocalarımızın minarelerden güneşin batmasını gözetlemeleri O'nun bu uygulamasına ne kadar benzemektedir.

Ve "Biz Peygamberler topluluğu olarak iftar saatinde acele etmek sahuru ise geciktirmekle emrolunduk." buyurmaktaydı. "Gece şu taraftan doğudan gelince gündüz de şu taraftan batıdan gidince güneşte batınca oruçlu orucunu açsın." buyurmaktaydı. (Buhârî, Savm 43; Müslîm, Siyam 51; Ebû Dâvûd, Savm 19; Tirmizî, Savm 12.)

Ayrıca, "İnsanlar sahuru geciktirdikleri iftarda ise acele ettikleri müddetçe hayır üzere devam ederler." buyurmaktaydı. (Buhârî, Savm 45; Müslîm, Siyam 48; Tirmizî, Savm 13; Muvatta, Siyam 6.)

Kudsi bir hadis'te Cenab-ı Allâh, "En çok sevdiğim kullarım iftarını açarken acele edenlerdir." buyurmuyor mu?
Resûlullâh sallallahu aleyhi ve sellem orucunu erken açıyordu. Çünkü; yahudiler erken iftar etmiyorlar yıldızlar çıkınca oruçlarını açıyorlardı. O, bu konuda da onlara muhalefet etmek istiyor erken iftar ediyordu.
Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem önce iftar ediyor sonra akşam namazını kılıyordu. İftar etmeden akşam namazını kalmazdı. Hz. Enes radıyallahü anh "O'nun iftar etmeden akşam namazını kıldığını görmedim." demektedir. Bundan dolayı sahabiler de önce iftar ediyorlar daha sonra akşam namazını kılıyorlardı. Günümüzde Kâ'be'de ve Mescid-i Nebevi'de iftar ettikten sonra akşam namazını kılmaları O'nun bu sünnetine çok uygun bir uygulamadır.

Neyle İftar

Halk arasında Allâh Rasûlü'nün sallallahu aleyhi ve sellem orucunu tuzla açtığı kanaati yaygındır. Fakat rivayetlerde böyle bir şeye rastladığımı söyleyemem. Sahabiler, "O'nun namaz kılmadan önce birkaç taze hurma ile, eğer taze hurma yoksa kuru hurma ile bunu da bulamazsa birkaç yudum su yudumlayarak orucunu açtığını" ifade etmektedirler. (Ebû Dâvûd, Savm 22; Tirmizî, Savm 10.) Görülmektedir ki, O orucunu yaz aylarında taze hurma ile, kış aylarında ise kuru hurma ile açmaktadır. O, "İftar edeceğiniz zaman hurmayla iftar edin. Bulamazsanız su ile iftar edin. Çünkü; su tahurdur (temizleyicidir.)" buyurmaktadır.

O'nun orucunu hurmayla açmasında elbette büyük hikmetler vardır. Çünkü; tatlı ve özellikle de hurma oruçlu için daha uygundur. Midesi boş olduğundan hurma daha seri bir şekilde kana karışmaktadır.

Hazreti Enes radıyallahü anh O'nun bazen süt ile orucunu açtığını bazen de acve hurması ile orucunu açtığını rivayet etmektedir.

İftar saatinde onun tıka basa yemek yediğine dair hiç bir rivayete geçmemektedir. O, her konuda ölçülü olduğu gibi bu konuda da ölçülü bir insandı.

Ayrıca, iftarda çok su içtiğine de rastlamadım. Bazı rivayetlerde sadece iki üç yudum su içtiği ifade edilmektedir.

İftarda Dua

Resûlullâh sallallahu aleyhi ve sellem yaptığı her ibadetten sonra dua etmeyi adet edindiği gibi iftarını açtıktan sonra kısa bir dua ederdi.

Bazen "Allahım senin rızan için oruç tuttum. Ve senin rızkınla orucumu açıyorum." bazı rivayetlerde bu duaya "Allâh'ım kabul et. Sen Sem'i ve 'Alim'sin." diye ilave yapardı. Bazen de "Elhamdülillah, susuzluk gitti. Damarlar ıslandı. İnşaallahu Teâlâ sevab kesinleşti." ( Ebû Dâvûd, Savm 22.) diye dua ederdi.

O sade yaşadığı gibi duası da sadeydi. Bize de iftarımızı açtıktan sonra insanları sıkacak şekilde değil sade bir dua etmek düşer.
Rabb'im bize de onun sünnetini hassasiyetle yaşamayı nasib etsin.

BİRAZ DA ŞEMÂİL'DEN

3 - Peygamberimiz'in Yediği Ekmek

Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem çoğunlukla elenmemiş undan yapılan arpa ekmeği yerdi. Buğdaydan yapılmış ekmeği yediğine dair hiçbir rivâyete rastlamadım. Genellikle arpa ekmeği yer, onun da saç ekmeği tarzında ince olarak yapılmış olanını hiç bir zaman yemediğini Enes b. Malik bize nakletmektedir.
Bu konuda Ensar'ın ileri gelenlerinden Sehl b. Sa'd'a Rasûlullah'ın elenmiş undan yapılmış ekmek yiyip yemediği sorulduğunda, "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm Rabbine kavuşuncaya kadar elenmiş undan yapılmış ekmek görmedi. Zaten eleklerimiz yoktu. Unu üflerdik çerçöpün bir kısmı giderdi. Kalanını pişirir yerdik." diye cevaplamıştı.

Hz. Aişe validemiz onun vefatından sonra her yemek yediğinde ağlar ve "Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ruhunu teslim edinceye kadar kendisi ve ailesi iki gün üst üste arpa ekmeğinden doyduğu olmamıştır." diyerek üzüntüsünü belirtmekteydi.

Ebû Umâme ise,"Rasûlullah'ın ailesinde hiç bir zaman arpa ekmeğinin arttığı olmamıştır. Çünkü; zaten onlara yetmezdi." diye ifade etmektedir.

Abdullâh ibn-i Abbâs ise "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm günler geçerdi de yiyecek arpa ekmeği dahi bulamadığı için iki büklüm uyurdu." diyerek hane-i saadetin vaziyetini nakletmektedir.

Biz mi sahip olduğumuz nimetlere layıkız yoksa Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bu duruma layıktı. Hiç olmazsa sahip olduğumuz nimetlerin şükrünü eda edelim.

Yorumlar

Mesajınız başarıyla eklendi. Yeni yorum yazın.

Daha eskileri yükle