YAZARLAR

Ahmet KARATAŞ

Müslümanlar ve Taklit

İslâm âlemi son dönemlerde gayri Müslimleri birçok konuda bilinçsiz bir şekilde taklit etmektedir. Bu taklit ile ilgili olarak birkaç hususun üzerinde durmakta fayda görüyorum. 

Taklit ettiğimiz batının iki yönü bulunmaktadır. Bunlardan biri bilim ve teknoloji yönü, diğeri ise batının sosyal yaşantısıdır. Biz batıyı sosyal yaşantı olarak harfi harfine taklit ederken fen ve teknoloji alanında ise onların çok gerisinde bulunmaktayız.

Fen, bilim,teknik ve teknolojinin taklit edilmesinde elbette bir sakınca yoktur. Genel hatlarıyla taklit kabiliyetleri köreltse bile bu durum belli bir seviyeye kadar tolere edilebilir. Peygamberimiz (SAV) bu duruma işaret ederken "İlim Müslüman’ın yitik malıdır onu nerede bulursa alır" buyurmaktadır.

Fakat sosyal alanda yapılan taklitler hiçbir şekilde tolere edilemez. Çünkü  örf, adet ve sosyal yaşantımız dinimizin emirleri doğrultusunda mükemmel seviyede bulunmaktadır. Ayrıca taklit, diğer toplumun daha üstün olduğuna olan inançtan kaynaklanmaktadır. Bir Müslümanda böyle bir düşüncenin olması ise ancak iman zafiyeti ile açıklanabilir.  Her konuda rehberimiz olan Peygamberimiz ( SAV)buna işaret ederken de "Bir topluluğa benzemek isteyen onlardandır." buyurarak bunun ne kadar sakıncalı olduğunu bize vurgulamaktadır. Bu ifadeden anlaşılmaktadır ki iyi bir topluluğa benzemek isteyen birisi İYİLERDEN, kötü bir topluluğa benzemek isteyen de KÖTÜLERDEN olur.

Bir diğer Hadis-i Şerifte ise bu taklidin son derece şuursuzca yapılacağına işaret etmektedir. O; "Siz, sizden öncekilerin yaptıklarını karış karış adım adım takip edeceksiniz. Onlar bir keler yuvasına dahi  girseler siz de oraya gireceksiniz" buyurmaktadır.  Sahabiler  "onlar Hıristiyanlar ve Yahudiler mi ya Resûlullah?" diye sorduklarında da "başka kim olabilir ki" buyurmuştur. Rasulullah Sallallahu (SAS) bu ifadesinde taklidin ne derece şuursuzca yapılacağını açıkça gözler önüne sermektedir. Zira bir kelerin yuvasına girmek şuuru yerinde olan birisinin yapacağı bir iş değildir. 

Esasen taklit ettiğimiz Avrupalılar ve Amerikalılar bizim sosyal ilişkilerimiz ve adetlerimize hayranlık duymaktadırlar. Kendi adetlerinden ise memnunluk duymamakta ve bunları terk etmeye çalışmaktadırlar. Onların terk etmeye çalıştıkları adetleri bizim almaya çalışmamız ise büyük bir geriye gidiştir. Onlar halk arasında da yaygın şekilde ifade edildiği gibi Alman usulü sosyal bir hayatın hakim olduğu bir dünyada yaşamaktadırlar. Daha açık bir ifadeyle onlar eşleriyle lokantaya gittikleri zaman eşlerinin yemek parasını ödemeyen bir toplulukturlar. İşte taklit ettiğimiz insanların adetlerinden sadece bir tanesi.  Fakat rehberi kül olan Peygamberimiz (SAS) hayatın her alanında Gayr-i Müslimlere muhalefet etmeyi prensip edinmişti. Giyinme ve taranma gibi şahsi hayatında, selamlaşma ile bayram gibi sosyal hayatta, kıble ile aşure orucun da olduğu gibi ibadetlerinde dahi ehli kitaba muhalefet etmeyi prensip edinmişti.

Ümmeti olan bizler ise hayatımızın her safhasında ehli kitabı taklit etmeyi prensip edinmişiz. Oysa günde beş vakit sünnetleri ile beraber 40 rekat namaz kılıyoruz. Kıldığımız her namazda "Allah’ım bizi sıratı müstakimden ayırma,bizi kendilerine nimet verdiğin salih kimselerin yoluna hidayet eyle, kendilerine kızdığın Yahudilerin ve sapıtmış olan Hıristiyanların yoluna bizi kılavuzlama" diye dua ediyoruz. Namazımızda bu duayı yaparken uygulamalarımız da ise tamamen batıyı taklit etmemiz ne kadar büyük bir çelişkidir. 

Son olarak Allah bize akıl şuur ve idrak ihsan etsin. Bizi böyle büyük bir çelişkiye düşmekten ve taklit bataklığından korusun.

Yorumlar

Mesajınız başarıyla eklendi. Yeni yorum yazın.

Daha eskileri yükle