YAZARLAR

Ahmet KARATAŞ

Duaların Allâh Nezdinde Kabul Olmasının Vesilesi HACET NAMAZI

Hacet namazı, bir kimsenin dünya ya da ahirete ait olan bir ihtiyacı için farzlarına, sünnetlerine ve adabına uyarak güzelce bir abdest aldıktan sonra iki, dört ya da on iki rekat namaz kılarak Cenâb-ı Allâh'a hamd ve sena ettikten sonra Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem'e de salatu selam getirerek hacet duasını okuması ve daha sonra dileğinin yerine getirilmesini Allâh'tan istemesidir.
Esasen bir Müslüman her zaman, ister dünyaya ister ahirete ait olsun tüm ihtiyaçlarını Cenab-ı Allah’a dua ederek ondan ister. Adabına riayet ederek yaptığı bu dualarının yanında bazen de daha özel dua yapmayı gerektiren durumlar da olabilir. İşte bu tür özel durumlarda hacet namazı ile hacet duası devreye girmektedir.
Hacet namazı ile ilgili olarak Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem'den rivayet edilen muhtelif Hadîs-i şerifler vardır. Bunlardan birkaç tanesini konunun önemine binaen nakletmekte fayda vardır.
Pek çok muhaddisin sahih olduğuna hükmettiği bir hadis-i şerifi bize sahabilerden Osman ibn-i Huneyf radiyallahu anh rivayet etmektedir. O başından geçen bir olayı şu şekilde nakletmektedir:
Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem arkadaşlarıyla oturduğu bir esnada gözleri kör olmuş bir sahabi onun yanına gelerek gözlerinin açılması için kendisine dua etmesini ister. O da isterse dua edebileceğini isterse de sabredip mükafatını ahirette almasını söyler. Gözleri kapanmış olan sahabi de kendisini getirip götüren hiç kimsesi olmadığından dolayı çok sıkıntı çektiğinden bahsederek gözlerinin açılması için dua etmesini tekrar rica eder. Bunun üzerine Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem güzelce abdest almasını ve iki rekat namaz kıldıktan sonra şu duayı yapmasını daha sonrada gözlerinin açılması için Allah'a dua etmesini söyler. Bunu yaptığı takdirde de gözlerinin açılacağını ifade eder. O dua da şudur:
اللَّهُمَّ إنِّي أسْئلُكَ وَ أتَوَجَّهُ إلَيْكَ بِنَبِيِّكَ مُحَمَّدٍ نَبِيِّ الرَّحْمَةِ يَا مُحَمَّدُ إنِّي أَتَوَجَّهُ بِكَ إلَي رَبِّي فِي حَاجَتِي هَذِهِ لِتُقْضَى لِي اللَّهُمَّ فاَشَفِّعْهُ فِيَّ
“Allah’ım rahmet Peygamberi hazreti Muhammed aleyhisselatu vesselam ile sana yöneldim ve onun hatırına senden istiyorum. Ey Muhammed sallallahu aleyhi vesellem ben seninle şu ihtiyacımın giderilmesi için Rabbim’e yöneldim. Allah’ım (bu ihtiyacımın giderilmesi için) onu benim hakkımda şefaatçı kıl.”
Hadisi nakleden Osman ibn-i Huneyf radiyallahu anh kısa bir süre sonra henüz orada bulunanlar dağılmadan aynı şahsın gözleri açılmış olarak geri döndüğünü nakletmektedir. Orada bulunan tüm sahabiler gibi kendisinin de bu duruma çok sevindiğini bildirmiştir.
Osman ibn-i Huneyf radiyallahu anh bu olaya şahit olduktan sonra herhangi bir sıkıntısına şahit olduğu kişilere hacet namazı kılmalarını tavsiye ettiği anlaşılmaktadır. Hacet namazını sıkıntısı olan insanlara tavsiye etmesi ile ilgili olarak bir hatırasını da nakletmektedir. Hz. Osman radiyallahu anhu'nun halifeliği döneminde bir şahsın onunla bir işi vardır. Bu şahıs bir probleminin çözülmesi için Hazreti Osman radiyallahu anh ile görüşmek ister. Ancak bir türlü ondan randevu alamaz. Osman ibn-i Huneyf radiyallahu anh onun sıkıntılı bir şekilde mescitte oturduğunu görünce ona derdini sorar. O şahıs da bir sıkıntısı ile ilgili olarak halife ile görüşmesi gerektiğini fakat bir türlü randevu alamadığını anlatır. Bunun üzerine Osman ibn-i Huneyf radiyallahu anh, ona hacet namazını tarif ederek kılmasını daha sonra halifeye tekrar gitmesini tavsiye eder. Adam da denileni yaptıktan sonra Hazreti Osman radiyallahu anh'ın yanına tekrar gider. O zamana kadar ona bir türlü randevu vermeyen ve onunla görüşmek istemeyen Hz. Osman, onunla çok ciddi alakadar olur. Onu özel bir yere oturtur, ihtiyacını gidererek bundan sonra ne ihtiyacı olursa olsun mutlaka kendisine uğramasını söyleyerek onu uğurlar.
Osman ibn-i Huneyf radiyallahu anhu’nun naklettiği bu hatırasından hacet namazının duaların kabulu ve ihtiyaçların Cenab-ı Allah tarafından giderilmesi açısından ne kadar önemli olduğu bir kez daha anlaşılmaktadır.
Hacet namazının sünnet oluşu ile ilgili olarak nakledilen hadislerin içerisinde en önemlilerinden bir tanesi budur. Bu Hadîs-i Şerif'te Hacet namazı için abdestin nasıl alınacağını bu namazın nasıl kılınacağını ve namazdan sonra Allâh'a nasıl hamd ve sena edileceğini Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem'e nasıl salât ve selâm edileceğini daha sonra ihtiyaçımız için nasıl dua edilmesi gerektiğini bize tarif eden Hadis-i Şerif budur.
Hacet Namazı ile ilgili olarak başka bir Hadis-i Şerifi de Abdullah İbn-i Ebî’l Evfa radiyallahu anhuma nakletmektedir: “Resulullah aleyhissalâtü vesselam buyurdular ki: “Kimin Allah’a veya herhangi bir insana ihtiyacı hasıl olursa önce güzelce abdest alsın, sonra iki rek’at namaz kılsın, sonra Allah Teâlâ Hazretlerine senâda bulunsun, Resulullah aleyhissalâtu vesselam’a salât okusun, sonra şu duayı yapsın:
لاَ إلهَ إلاّ اللهُ الْحَلِيمُ الْكَرِيمُ سُبْحَانَ اللهِ رَبِّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ الْحَمْدُ للهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ أَسْاَلُكَ مُوجِبَاتِ رَحْمَتِكَ وَ عَزَائِمَ مَغْفِرَتِكَ وَالْغَنِيمَةَ مِنْ كُلِّ بِرٍّ وَالسّلاَمَةَ مِنْ كُلِّ إثْمٍ لاَ تَدَعْ لِي ذَنْبًا إلاّ غَفَرْتَهُ وَ لاَ هَمًّا إلاّ فَرَّجْتَهُ وَ لاَ حَاجَةً هِي لَكَ رِضًا إلّا قَضَيْتَهَا يَا أَرْحَمَ الرَّا حِمِينَ
“Halim ve Kerim olan Allah’tan başka ilah yoktur. Arş-ı Azam’ın Rabbi noksan sıfatlardan münezzehtir. Hamd âlemlerin Rabbine aittir. Rahmetine vesile olacak amelleri, mağfiretini celbedecek esbabı (hakkında yaratmanı) taleb ediyor, her çeşit günahtan koruman için yalvarıyor, her çeşit iyilikten zenginlik, her çeşit günahtan selâmet diliyorum. Rabbim! Affetmediğin hiçbir günahımı, kaldırmadığın hiçbir sıkıntımı bırakma! Hangi amelden razı isen onu ver. Ey Rahim olan, bana en ziyade rahmet gösteren Rabbim!”
Bu ve benzeri Hadis-i şeriflerden yola çıkarak alimler hacet namazının nasıl kılınacağını daha sonra nasıl dua edileceğini hangi duanın okunacağını hükme bağlamışlardır. Hacet namazı kılmak isteyen bir kişi abdest alırken farzlarına, sünnetlerine ve adabına uyarak güzelce bir abdest alır. Daha sonra iki, dört veya on iki rekat namaz kılar. Bu namazı dilediği vakitte kılabilmesine rağmen yatsı namazından sonra kılması efdaldir. Bir hadis-i şerif'te hacet namazının birinci rekatında Fatiha'dan sonra üç defa Ayet-el Kürsi diğer rekatında ise Fatiha'dan sonra birer kere İhlas, Felak ve Nas surelerinin okunması gerektiği nakledilmektedir.
Bu namaz kılındıktan sonra yukarıda belirtilen dua yapılarak (iki rivayette geçen duaların ikisinin naklettiğimiz sıralamayla okunması daha iyidir) kişi ihtiyacını Cenab-ı Allâh'tan ister. Bu duayı yaparken de yapacağı duanın kabul edileceğine ve ihtiyacının verileceğine olan inancı tam olmalıdır.

Yazarın önceki yazıları

Yorumlar

Mesajınız başarıyla eklendi. Yeni yorum yazın.

Daha eskileri yükle