YAZARLAR

Ahmet KARATAŞ

Çocuklar Arasında Ayrımcılık Yapmanın Hükmü ve Sosyal Sonuçları (1)

Cenâb-ı Allâh'ın insanlara ihsan ettiği nimetlerin başında elbette çocuklar gelir. Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem ailelerin çocuklarını yetiştirmeleri hususunda hassasiyetle üzerinde durduğu şeylerin başında anne ve babaların çocuklarına eşit davranmaları gelir. Bu eşit davranmadan kastımız elbette ebeveynlerin çocuklarına karşı olan söz, davranış, şakalaşma, onlara hediye alma ve onlara karşı olan diğer muamelelerinde ki eşitliktir.

Bu ifadeyle sevgideki eşitliği kastetmiyoruz. Sevgi kalpte olan bir şey olması sebebiyle iradi değildir (Aliyyu'l Kari, Ayn'ul ilm şerhi, c. s.419). Bazen anne ve babalar bazı çocuklarını diğerlerinden daha fazla sevebilirler. Bunun önüne geçmek mümkün değildir. Hazreti Yakup aleyhisselam da çocukları içerisinde hazreti Yusuf'u ve Bünyamin'i diğer çocuklarından daha çok sevdiği ayet-i kerimelerden açıkça anlaşılmaktadır. Aynı şekilde Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in de çocukları içerisinde hazreti Fatıma'yı diğerlerinden daha fazla sevmekteydi. Torunlarının içerisinden de hazreti Hasan'ı daha çok sevdiği bilinmektedir. Fakat, Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem çocuklarına olan söz ve davranışlarında onları kesinlikle birbirlerinden ayırmamaktaydı. Bu örneklerde olduğu gibi anne babalarda bazı çocuklarını diğerlerine göre daha fazla sevebilirler ancak kesinlikle bunu söz ve davranışlarında çocuklarına hissettirmemeleri gerekir.
Söz ve davranışlarında çocukları arasında ayrıma gitmemesi gerekir derken de kastettiğimiz şudur:

Çocuklarıyla oynaması, şakalaşması, birini öperken diğerini öpmemesi, birine hediye alırken diğerine almaması veya birine hayattayken bir miktar mal bırakırken diğerine bırakmaması gibi hususları kastediyoruz. Çocuklar arasında yapılan bu tür ayrımlar onların ruh düyasında kıskançlık, öfke, kin ve nefret gibi ileride telafisi mümkün olmayan bir kısım duyguların gelişmesine sebep olacaktır. Bu tür duygular sosyal olarak kardeşlerin birbirlerini öldürmesiyle sonuçlanabilecek vahim neticeler doğurabilir. Hazreti Yusuf'un babası onu kardeşlerine göre daha fazla seviyor ve bu sevgisini de söz ve davranışları ile onlara belli ettiyordu. Bu durum abilerinin onu kıskanmalarına ve babalarını bu davranışından dolayı eleştirmelerine sebep olmuştu. Bunun sonucunda aile birlikleri bozulmuş, abileri onu kuyuya atarak öldürmeye ve babalarına onu kurt parçaladı demeye karar verirler. Bu kararlarını da aynen uygularlar.

Cenâb-ı Allâh'ın nakletmeye başlarken en güzel kıssa diye ifade ettiği bu olay anne ve babaların çocukları arasında yaptıkları ayrımcılığın onların üzerindeki etkilerinin sonuçları anlatan en güzel örneklerden biridir. Hele hele işin içerisine maddi şeylerde kayırmalar da girerse böyle bir sonuç kaçınılmaz olur. Zira günümüzde çok basit meseleler sebebiyle bile insanlar birbirlerini öldürmektedirler. Bu hususu göz önünde bulundurduğumuz zaman kardeşler arasında böyle sonuçların kaçınılmaz olacağı muhakkaktır.

Böyle bir ayrımcılığın sonucu bizzat anne babaya dönük olacaktır. Ailesinden ayrımcılık görmüş çocukların anne ve babalarına sevgi beslemeleri ve saygı göstermeleri beklenemez. Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem, ebeveyni tarafından ayrımcılığa tabi tutulmuş çocuklarda ailesine karşı hürmet hislerinin zayıflayacağını şu örnekte çok güzel bir şekilde ifade etmektedir: Oğlu Numan'a malının bir kısmını vermek isteyen sahabelerden Beşir'e "Çocuklarının sana karşı saygı ve lütufta bulunmaları seni memnun etmez mi?" (Ahmed İbn Hanbel, Müsned, IV, 278) dedikten sonra "Onların sana iyi bir şekilde iyilik etmeleri nasıl senin hakkınsa senin de onlara eşit muamele de bulunman da onların hakkıdır." buyurmuştur (Tayalisi, Müsned, 1, 280). Bu Hadîs-i Şerif'te çocuklara yapılacak eşit muamelenin onlardan görülecek hürmet arasında sıkı bir ilişki olduğu güzel bir şekilde vurgulanmaktadır.

Bu örnekler çocuklara gösterilen farklı uygulamalar karşısında onların anne ve babalarına karşı olan saygılarını kırmanın yanında onların birbirlerine karşı olan kardeşlik ve aile bağlarını da tamamen yok ettiği açık ve net bir şekilde anlaşılmaktadır.

Ayrıca, bu tür çocuklar büyüdüklerinde de toplum adına büyük bir tehlike oluşturmaktadır. Anne ve babası tarafından sevilmediğini düşünen böyle çocukların suça meyilli olduğu konunun uzmanı olan kişiler tarafından ifade edilmektedir. Ailesinden yeteri kadar alamadığı sevgiyi sokakta suça meyilli insanlar arasında telafi etmeye çalışacak ve kendisine bu tarz insanlardan oluşan bir çevre edinecektir. Hapishanelerde bulunan mahkumların birçoklarının bu tür kişilerden meydana geldiği kesinlikle göz ardı edilmemelidir.

Ferdi, ailevi ve sosyal bu tür olayların meydana gelmemesi için ailelerin çocuklarını yetiştirirken bu hususa çok ciddi bir şekilde dikkat etmeleri gerekmektedir.

Bu konuyla ilgili olarak ailelerin mal konusunda çocuklarını kayırmaları hususunun üzerinde yazının uzaması sebebiyle bir sonraki yazımda durmayı düşünüyorum.

Yorumlar

Mesajınız başarıyla eklendi. Yeni yorum yazın.

Daha eskileri yükle