YAZARLAR

Ahmet KARATAŞ

Çarpık (Ensest) İlişkilerin Fıkhî Boyutu

Geçtiğimiz günlerde bir enişte ve baldız arasında yaşanan ve kızın yaralanması erkeğin de öldürülmesiyle sonuçlanan olay üzerine Zübeyde Meryem hanımefendi bir yazı kaleme aldı. Olayın sosyal yönünü inceleyen güzel bir yazıydı. Değerli yazarımızı bu güzel yazısından dolayı tebrik ediyorum. Ben de bu ve buna benzer olayların fıkhî yönü üzerinde durmaya çalışacağım.

Sahih bir evlilik gerçekleştikten sonra sıhriyyet (evlilik) yoluyla akrabalık gerçekleşmektedir. Bu akrabalık sebebiyle ileride olabilecek bazı evlilikler haram kılınmıştır. Bu evliliklerden bazıları ebedi olarak bazıları ise geçici olarak haram olur. Erkek açısından; eşinin annesi onun öz annesi ve varsa onun başka kocadan olma kızı ise onun öz kızı hükmündedir. Erkeğin bunlardan birisi ile evlenmesi ebedi olarak haramdır. Yani bunlardan birisiyle evlenmesi hiçbir şekilde caiz değildir. Eşinin annesi nikah kıyıldığı andan itibaren, kızı ise annesiyle cinsel ilişki kurduğu andan itibaren kendisine haram olur. Kadının teyzesi, halası ve kız kardeşi ise kocasına geçici olarak haram olurlar. Yani kocanın karısıyla nikahları devam ettiği müddetçe bunlardan birisiyle evlenemez. Ancak boşanmaları veya eşinin ölmesi durumunda bunlardan birisiyle evlenebilir.

Kadın açısından ise; kocasının babası ve varsa başka kadından oğluyla evlenmesi kadına ebedi olarak haram kılınmıştır. Bunlar kadın için öz oğlu ve öz babası hükmündedir. Kadının bunların dışında kalan erkeklerle evlenmesi ise geçici olarak haramdır. Yani kocasıyla evliliği devam ettiği müddetçe başkasıyla evlenmesi veya cinsel bir ilişki yaşaması caiz değildir.

Gerek erkeğin gerekse kadının nikahlı eşinin dışında birisiyle cinsel bir ilişki yaşaması dini açıdan haram, ahlaki açıdan da sakınılması gereken bir durumdur. Fakat bazı cinsel ilişkilerin haramın ötesinde sonuçları olabilmektedir. Yukarıda saydığım geçici olarak evlenmelerinin haram olduğu kişiler arasında olabilecek böyle bir ilişki aile huzurunun devamı anlamında çok büyük sakıncalar barındırmaktadır. Yeni yetişen nesiller adına da çok büyük yıkımlara sebep olmaktadır.

Fakat bundan daha büyük bir tehlike vardır ki toplumumuzda birçok insan tarafından bilinmediği gibi bu konuda hassas davranılmadığını çok rahat görmekteyiz. O da yukarıda saydığım ve evlenmeleri ebedi olarak haram kılınmış kişiler arasında meydana gelen cinsel yakınlaşmalardır. Bu yakınlaşmaların sonucunda ister cinsel münasebet olsun ister olmasın eşler birbirlerine ebedi olarak haram olurlar. Yani eşler erkeğin boşaması veya mahkeme kararı olmaksızın dinen birbirlerinden boşanmış olurlar. Buna fıkıhta HÜRMET-İ MÜSAHARE denilmektedir. Bunu bir misalle daha açık bir şekilde izah etmeye çalışayım. Kadın kocasının babasına dokunması veya elini öpmesi esnasında herhangi bir şehvet duyduğu takdirde kocasından hemen boşanmış olur. Ayrıca kocanın onu boşamasına gerek yoktur. Bunların evliliklerini devam ettirmeleri dini açıdan mümkün değildir. Bundan sonra birlikte olmaları dinen zina sayılır. Onların bu durumu bilmemeleri de dini açıdan mazeret değildir. Aynı şekilde erkeğin kayınvalidesinin elini öpmesi veya ona dokunması durumunda onda oluşabilecek şehvet yine eşlerin boşanmalarına sebep olur. Üstelik normal boşanmalarda eşlerin birbirlerine dönme imkanları varken HÜRMET-İ MÜSAHARE ile olan boşanmalarda kesinlikle bir daha dönüş imkanı yoktur.

Bu durum kadın ya da erkeğin kayınpederinin yada kayınvalidesinin elini öpmesinin haram olduğu anlamına gelmez. Bunlar öz anne ve öz baba hükmündedir. Her zaman onlara saygı gösterir ellerini öperiz. Ancak bunlarla ilişkiler konusunda böylede hassas bir nokta bulunmaktadır. Bunun içindir ki, eşler evliliklerini devam ettirebilmeleri için kayınpederleri veya kayınvalideleri ile münasebetlerinde çok titiz davranmak zorundadırlar.

Görülmektedir ki dini açıdan öğrenmemiz ve hassas olmamız gereken çok husus bulunmaktadır.

Yorumlar

Mesajınız başarıyla eklendi. Yeni yorum yazın.

Daha eskileri yükle