YAZARLAR

Ahmet KARATAŞ

Anlaşmalı Boşanmalar

Bir dostum bir yazıda anlaşmalı boşanmaların üzerinde durmamı söyleyince bu meselenin ne kadar yaygın bir uygulama olduğunun farkına vardım.

Bazen kadının ölen bir yakınının emekli maaşını alabilmek için bazen de erkeklerin formalite bir evlilik yaparak yurtdışına gidip çalışabilmek için çok yaygın olarak anlaşmalı boşanmalar yapılmaktadır. Bu meselenin ahlaki yönünün ve alınan emekli maaşının haksız bir kazanç olması sebebiyle caiz olmadığı hususunun yanında çok ciddi fıkhî sonuçları da bulunmaktadır.

Bu tür boşanmalarda eşlerden biri mahkemeye müracaat etmek suretiyle boşanmak istediğine dair mahkeme açar. Bu boşanmalarda mahkeme genellikle çabuk sonuçlanır. Hakim kocaya boşanmak isteyip istemediğini sorar o da evet boşanmak istiyorum cevabını verir. Kadına da aynı soruyu yöneltir ondan da evet cevabını aldıktan sonra onların hukuken boşanmalarına karar verir.

Evlilik ciddi bir iş aile önemli bir müessesedir. Bir kimsenin dünyevi bazı kazançlar elde etmek için nikâhı suistimal etmesi doğru değildir. Gerek yurt dışında çalışabilmek için gerekse ölen bir yakınının maaşını alabilmek için yapılan anlaşmalı boşanmalarda nikâh suistimal edilmiş olmaktadır. Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem boşanmaktan sakındırarak “Allah’ın en çok kızdığı helal şey boşanmaktır” (Ebû Dâvûd, Talak, 3) buyurmuştur. Dolayısıyla dünyevi herhangi bir menfaat elde etmek için yapılacak böyle bir boşanmada Allâh'ın ne kadar kızdırılmış olacağı gözardı edilmemelidir.

Dul olan kadınlara ölen bir yakınının emeklilik maaşının verilmesi devletin onlara tanıdığı sosyal bir haktır. Gerçekten eşi ölmüş veya boşanmış olan kadınların bu maaşı almalarında herhangi bir sakınca yoktur. Çünkü; devletin onlara tanıdığı bu hak eşleri vefat eden kadınları ve çocuklarını hayatın zorlukları karşısında perişan olmaktan bir nebze de olsa kurtarmaktadır. Bu durum sosyal devlet olmanın bir gereğidir. Fakat bu maaşın suistimal edilmesi devleti bir kısım önlemler almaya sevkedecektir. Buda bu maaşı almayı hak eden bazı kişilerin alamamalarına dolayısıyla pek çok sıkıntılar yaşamalarına sebep olabilir. Bunun vebali de bu suistimali yapan kişilerin boynunda olacaktır.

Diğer taraftan ölen bir yakınının maaşını alabilmek için resmi olarak boşanıp gerçekte birlikte yaşamaya devam etmek, bir çeşit hile olduğundan haramdır. Bu tür hileli yollarla elde edilecek gelirler kamu malını zimmetine geçirme hükmündedir. Kamu malını zimmetine geçirme islam fıkhında ĞULUL olarak isimlendirilmiş ve büyük günahlardan bir tanesi olarak kabul edilmiştir. Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem ğulul konusunda şöyle buyurmaktadır; "Bir iğne bir iplik da olsa kamu malını getirin. Zira ğulul kıyamet günü buna tevessül eden kimse için rüsvaylıktır, ateştir, yüz karasıdır."

Ayrıca, meselenin bir de eşlerin evliliklerinin devam edip etmemesi yönü vardır. Mahkeme yoluyla boşanan eşler, dinî hükümlere göre bir bâin talakla boşanmış olurlar (Ali es-Sâidî, Hâşiyetü’l-Adevî ale’l-Kifâye, II, 40-41). Evliliklerini devam ettirmek istemeleri halinde, yeni bir nikâh kıydırmaları gerekir. İlk defa nikah kıyıyor gibi yeni bir mehir belirlemeleri ve şahid bulundurarak yeniden bir nikâh kıydırmaları şarttır. Ancak bu şekilde evlilik hayatlarını devam ettirebilirler. Bu durumda da eğer daha önceden başka boşama gerçekleşmemişse üç talak hakkından birisi gitmiş iki talakla evliliklerini devam ettirirler. Çünkü; bâin talakın gerçekleşmesi ile yabancı iki insan olmuşlardır. Ancak iki talak hakları bulunduğundan dolayı bunların tekrar evlenmelerine imkan verilmiştir. Bu da nikâhın yeniden kıyılması ile mümkün olabilir.

Ancak boşanmalarının formalite icabı olduğu düşüncesinden yola çıkarak sanki evliymişler gibi hayatlarını devam ettirmeleri haramdır. Bu durumda meydana gelecek cinsel birliktelik zinadır. Böyle kişilerin aynı evde yaşamaları aynı ortamı paylaşmaları caiz değildir. Nitekim Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem, kocasının boşadığı Fatıma binti Kays radıyallahu anhâ'ya kocasının evinden ayrılmasını söylemiş ve onu mahremiyet sınırlarına riayet edebileceği bir yere yerleştirmiştir (Müslim, Talak, 36).

Bu meselenin önemli bir sakıncası daha vardır. Bu da Bâin talakla boşanmış olan kişiler yabancı hale geldiklerinden dolayı kadın isterse gidip bir başka erkekle de evlenebilir.

Yukarıda saydığım sakıncaların meydana gelmemesi için bu tür anlaşmalı boşanmalara kesinlikle tevessül edilmemelidir. Dünyevi bir kısım menfaatler uğruna ahireti ciddi sıkıntıya sokacak durumlardan kaçınılmalıdır.

Yorumlar

Mesajınız başarıyla eklendi. Yeni yorum yazın.

Daha eskileri yükle